Son Eklenenler
 
Bedava adınız@sheytaniler.info Mail&MSN Adresi
Bedava @sheytaniler.info Mail&MSN Adresi
 
Son Haberler

Beyaz Yalanlar: The Kış Onların of discontent

Jack kahverengi bir bulutlu gökyüzü, gri sis ile çevrilidir onu nerede o gider izleyin, ama gibi her Londralı gibi onu önce, bu da kapsamak üzere's come bir şeydir.

"Burada gerçekten büyük müzik mirası var, ve hava uzak bir bok tür," Kahverengi söyledi.

"Bu karanlık bir yere tür ve cins yaratıcılık kesinlikle yardımcı olur."

Kahverengi bir İngiliz yeni Bu bant, White Lies olan genişleyen sonrası serseri Reverb ve brooding kinizm üçte ikisi The Killers Echo ve Bunnymen kadar herkes için henüz belirli bir grup için esrarengiz benzerlik olduğunu karşılaştırmalar kazandık en ona zor olduğunu.

"There is Joy Division, biraz romantizm ve bu," bazı dehşet söyledi takdir edebilirsiniz.

Kadar kendilerine karşılaştırıldı "Biz gerçekten çok 80 gelen bantları hakkında bilmiyordum.

O ve onun bandmates görünürde bir vakum içinde var, bir yer zaman ve mekan kesişir, en azından onunla birlikte taşıyan bu Ben Timothy ile yol şarkıcı Harry McVeigh's (hiçbir ilişki için gereken tek açıklama) Ian Curtis-esque bariton at kaybı ve pişman bir ömrü yetmeyecek.

"Bu gerçekten bizim için bir sorun değilse," Kahverengi söyledi.

“It’s only when you are compared to a terrible band that you have to worry.” Sadece size korkunç bir bant bu endişelenmenize gerek karşılaştırılır.

Kahverengi kendisi (The White Lies davulcu kim Keith Moon's) ve eerily aynı pulverizing hassasiyet ile, henüz 21 ihale yaşta zaman tutar gibi gerçeği daha sağlam bir tutuş için başka bir Ölen kaya Efsaneye çarpıcı bir benzerlik taşır onun sevişmek saçlı öncekinden daha yaptı.


Bu müzik endüstrisi için umut oluşturmak gerekir" diye de şaşırtıcı açıklık söyledi. “It’sa very fickle place…New bands have to be so careful, because it is so easy to be disposed of.” Çünkü böylece çöpe atılmalıdır kolay "onun 'a çok değişken yer ... Yeni bantlar çok dikkatli olmak zorundasınız."

It’s this same unwavering pragmatism that seems to guide Brown personally and helps drive the band’s creative identity, as they hover just beneath the precipice of fleeting international acclaim. Bu Brown kişisel rehber görünüyor ve kısacık uluslararası beğeni ve uçurum gibi sallanmak sadece altındaki bant yaratıcı kimlik sürücüye yardımcı olur, bu aynı's tereddütsüz pragmatizm.

“The best way is to not go searching for it, but to have it come find you,” he said. "En iyi yolu onu aramaya gitmek değil, ancak bulmak gelmelerini," dedi. “It’s quite a scary thing to think about, you can get distracted if you look too far ahead.” Eğer çok fazla ileriye bakmak "Oldukça düşünmeye korkunç bir şey, onlara çılgın alabilirsiniz."

Led by standout track “ Death ”, first album To Lose My Life… , which debuted at number one on the UK charts, challenges a myriad of philosophical quandaries, namely the notion that seldom are things set in stone. Standout parça ile "Ölüm", ilk albüm My Life kaybetmeye Led ... olan İngiltere listelerinde bir numaraya at debuted bir felsefi quandaries of sayısız yani özel sorunları da nadiren şey taş ayarlanır.

“It is more about being terrified with all the uncertainty in the world,” Brown said. "Bu, dünya tüm belirsizlik ile dehşete olma hakkında daha fazla ise," Kahverengi söyledi. “There are very few things that are fact, so it is trying to come to terms with the idea that you’ll never know.” "Bu aslında çok şeyler vardır, bu şartları fikri ile asla bilemezsin edeceğiz gelip çalışıyor."

A self-described control freak, Brown has only recently taken the reigns of his burgeoning career, by not only creating a support system around him, but even going as far as suggesting a change in direction from their previous pop tinged moniker, Fear of Flying. A self-kontrol ucube açıklanan Brown yakın zamanda onun burgeoning kariyer ve reigns alınan, sadece onu çevreleyen bir destek sistemi oluşturmak değil, ama var hatta kadarıyla önceki Açılır gelen yönde bir değişiklik lakap tinged, Uçan korkusu öne gidiyor .

“We weren’t really the same people, we had grown up; the songs really weren’t relevant to us anymore,” he said. "Biz gerçekten aynı kişi değildi, biz büyüdü vardı; şarkıları gerçekten bizim için artık ilgili değildi," dedi. “We just needed a new vehicle so people could listen without preconceived ideas.” "Sadece insanları peşin fikirler olmadan dinlemek bir yeni araç çok gerekli."

The cheery British trio will next set their sights on conquering America with an appearance at this year’s Coachella Music Festival, an opportunity they don’t take lightly. Bu neşeli İngiliz üçlü sonraki bu yıl Coachella Müzik Festivali, bu hafifçe yapmayız bir fırsat bir görünüm ile Amerika galip kendi sights, koyacaktır.

“People forget how much work it takes to break into America, because it is so vast,” Brown said. Çünkü o kadar büyüktür "İnsanlar ne kadar Amerika girmesi için gereken iş, unutmak," Kahverengi söyledi. “The challenge for us is to see how we can keep their attention; they have no obligation to enjoy us at all.” Bize nasıl dikkatlerini tutabilir görmek için "Bu sorun, onlar yükümlülük tüm bize zevk gerekiyor."

Brown and company have even considered the modern day parable of the Arctic Monkeys, who gloriously fizzled out in the States, despite overwhelming praise from critics. Kahverengi ve şirket hatta modern gün Arctic Monkeys, kim gloriously Amerika dışında fizzled bir mesel, eleştirmenlerimize ezici övgüye rağmen kabul var.

“A lot of theirs songs are obviously about a certain place or a certain time, and that place is always in England, which doesn’t translate well,” he said. Belirli bir yer veya belirli bir zaman "onlar şarkı bir açık vardır ve bu yer hakkında her zaman İngiltere, hangi iyi tercüme değil," dedi. “[Our] lyrics are fairly universal and broad, a lot more people can relate to it that way.” "[Bizim] sözler oldukça evrensel ve geniş, bir çok insan için bu şekilde ilişkili olabilir."

Gönderen BrOoK_218, Pazar, 19 Nisan 2009 07:03 Yorumlar(0), Hepsini Oku

Almora "Kıyamet Senfonisi" Röportajı..

Türkiye'nin en önemli Senfonik Gothic Metal grubu Almora'nın söz yazarı ve kurucusu aynı zamanda sitemizin köşe yazarlarından Soner Canözer ile, grubun son albümü "Kıyamet Senfonisi" üzerine yaptığım hoş söyleşi..

- Merhaba, ilk olarak; yoğun bir dönemde bizleri kırmayıp bu söyleşimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz.

İlginiz için asıl ben teşekkür ederim. Sorularınızı yanıtlamak benim için büyük bir keyif.


- "Kıyamet Senfonisi"ni birkaç kelimeyle anlatırmısınız öncelikle bizlere. Albümün hazırlık aşamasından yayınlanmasına kadar süreç nasıldı?

Albümün konseptini belirleyerek şarkıları yazmaya başlamamdan çıkışına kadar albümün hazırlanış süreci 2 yılı buldu.
Önce albümün hikayesini yazdım, hikaye çevresinde söz-müziği şekillendirdim ve daha sonra da kayıt aşamasına sıra geldi. Oldukça meşakkatli geçen bu süreçten sonra
Kıyamet Senfonisi dinleyicilere sunulmuş oldu. Bu vesile ile başta Bilge Kocaarslan, Duygu Şahin ve Ogün Sanlısoy olmak üzere albümde yer alan tüm müzisyen dostlarıma
ve albüm soundundaki emeği nedeni ile Başar Ünder'e teşekkürlerimi iletiyorum.


- İlk Türkçe Sözlü Gotik Rock albümü olarak yine önemli bir ilk'e imza attınız. Daha öncede böyle birçok önemli projeye imza attınız
ilk'leri gerçekleştirerek. Genel olarak; dinleyici kitlesi ve müzik sektörümüzü ele alırsak, ülkemiz ne denli hazır sizce bu yeniliklere?
Yıkılması gereken tabu'lar varmı halen Rock ve Metal müziğin önünde sizce?

Rock ve metal müziğin algılanış biçimindeki yanlışlar her geçen gün biraz daha azalıyor. Bu sevindirici. Ancak sert soundlu rock müzik
Türkçe yapılamaz tabusu halen var bazı çevrelerde. Sanırım aşılması gereken en önemli tabu bu.


- Albümde kariyeri oldukça başarılı olan Roger Lian imzası var ve New York'ta da yürütülen bir mastering çalışması ile bu albüm hazırlandı. Ayrıca albüm kapağıda yine Kanada'lı bir sanatçıya ait. Böylesine önemli isimlerle hazırlanmış bir albümden beklentileriniz çok büyüktür hiç kuşkusuz. Şu ân'a kadar hak ettiğiniz karşılığı alabildiğinizi düşünüyormusunuz?

Evet albüm hakettiği ilgiyi gördü bence. Gerek önemli müzik yazarlarının ve gerekse Almora dinleyicisinin taktirini kazanmış olması
benim için en önemli ödül. Kısacası herşey yolunda gidiyor.


- Albümde çok zengin bir melodik içerik var yine. Ama bunun yanında belki de herkesin hemfikir olduğu bir konu da sözlerdeki etkileyicilik. Doğru kelimeler, doğru anlatım, şarkılarınıza gerçektende bir masal havası katıyor. Şarkı sözü oluşturma konusunda seçici misiniz,
yani bir şarkı üzerinde çok uzun süre uğraştığınız oluyormu sözleri oluştururken?

Güzel yorumların için çok teşekkür ederim. Şarkı sözleri -özellikle Türkçe olanlar- üzerine çok yoğunlaşıyorum. Bazen bir şarkı sözünü çok kısa zamanda yazabilirken bazen uzun haftalar, aylar alabiliyor.


- Daha önce Hakan Aysev ile ortak çalışmalarınız olmuştu. Bu albümde de Ogün Sanlısoy ile bir parça yaptınız. İkiside çok önemli ve tarzlarında
artık ustalaşmış isimler ama birbirlerinden çok farklı müzik yaptıklarıda bir gerçek. Sizinle ortak çalışmalarında ikiside çok başarılıydı.
Sizce bu sizin melodik zenginliğinizden kaynaklı mı yoksa bu isimlerin müzikâl birikiminin sonucu gelen bir başarı mı? Ne düşünüyorsunuz bu konuda?

Çalışmaları beğendiğin için sevindim, çok sağol. Aslında bu çalışmalar tamamen şarkıların ortaya çıkması sonrasında solistlerini çağırması ile oldu.
Her iki değerli sanatçıyı da, yazdığım şarkıların onlara uygun olacağını ve bu şarkıları onların seslendirmesinin mükemmel olacağını düşünerek
albümlere konuk olarak davet ettim. Sağolsunlar onlar da beni kırmadılar. Sonuçlar da çok güzel oldu bence.


- Albümün bir de yurtdışında yayınlanan "The Judgement Symphony" isimli İngilizce versiyonu var. Bu albüm için düşünceleriniz nelerdir,
sizce uluslararası anlamda ses getirecek bir yapım oldumu? Uluslararası anlamda beklentileriniz ne yönde acaba?

Bu yorumu tabii ki albümü dinleyenlere bırakmak lazım, ama zaten ben iyi olduğuna inanmadığım hiç bir şeyi dinleyiciye sunmuyorum.
Bu doğrultuda bu albümün başarılı olacağına ve gerçekten iyi olduğuna kanaat getirdiğimi söyleyebilirim. İlerleyen günlerde albümün
dünyada yayınlanacağı ülkeler olacak ve o zaman İngilizce versiyonun başarısını test etme şansım olacak. Bu arada, albümün
İngilizcesinden önce Türkçe versiyonunun, çıktığı haftada dünyanın dört bir köşesinden yayın yapan bir çok internet sitesinde yer
aldığını da eklemeliyim.


- Albüm çıktı ama tabi yine üzücü bir konu satışların pek iç açıcı olmaması. Çünkü gözardı edilemeyecek büyüklükteki bir korsan sektörü
var ve albümü milyonlarca kişi dinlemesine rağmen satışlar bunun çok altında. Bu gibi konular ilerdeki albümleriniz için sizi karamsarlığa
itiyormu? Herşeye rağmen mücadeleniz devam ediyor tabiki ama kaliteli yapımlar için büyük harcamalar olması da kaçınılmaz günümüzde..

Aslında doğrusunu söylemek gerekirse, Kıyamet Senfonisinin satışından benim bir şikayetim yok satışlar gayet iyi gidiyor.
Albüm çıktığı günden beri popüler rock satış listelerinde ilk onda yer alıyor ve hatta bir numaraya kadar yükseldi. Bu ilgi çok güzel bir müzisyen için.
Bundan şikayet edersem nankörlük etmiş olurum. Ama genel anlamda müzik dünyasına bakarsak eski tirajlardan bahsetmek olanaksız. Bu tüm isimler için böyle. Ama internetin getirdiği büyük bir avantaj da var, artık bir müzik hiç bir aracı kurum/kişi olmadan dünyanın heryerine kolaylıkla
ulaşabiliyor. Amatör veya yeraltındaki müzisyenler bu şekilde müziklerini insanlara sunabiliyorlar.


- Albümle ilgili yeni haberleriniz varmı dinleyicilerinize? Su Masalı'nın klibi yayınlandı en son. Yeni klipler ve programı kesinleşen
konserleriniz varmı şu an için?

Yeni bir klip çalışması planlıyoruz yakın zamanda, onun dışında festivallerle görüşmeler sürüyor, gelişmeleri

Gönderen BrOoK_218, Cumartesi, 18 Nisan 2009 07:10 Yorumlar(0), Hepsini Oku

Orhan Deniz

1985 yılında Malatya'da doğar. Babasının zoruyla müzikle 3-5 yaşlarında tanışır. İlk ve orta öğrenimini Malatya ve Bursa'da tamamlar. B.B.B. Konservatuarından mezun olur. Bu süre zarfında Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde sahne almaya devam eder. Askerliğini 2007'de müzisyen olarak tamamladıktan sonra eski grubu Minigun'dan Emrah Can'ıda yanına alarak, bir ay süren kayıt döneminin ardından Derdim Büyük'ü hazırlar...

Gönderen BrOoK_218, Perşembe, 16 Nisan 2009 20:35 Yorumlar(0), Hepsini Oku

Diken Röportajı

Diken grubunun solisti Taylan Ayık ile Diken üzerine RockDream için yaptığım hoş söyleşi.

Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkürler..

1994'ten 2007'ye kadar geçen süreçte Diken'i kısaca özetler misiniz?

Diken’i 1992 yılında 18 yaşında kurdum. Aslında kuruş sebebim Türkçe müzik yapmaktı. Yani o dönem piyasada olan Mavi Sakal, Kesmeşeker gibi gruplara alternatif olabilecek sert bir Türkçe müzik yapmak istiyordum. Özellikle Mavi Sakal beni çok etkilemişti. 1992 den 1994’e kadar amatör olarak çeşitli elemanlarla stüdyo çalışmaları yaptık. İlk konserlerimize nisan 1994’de başladık. İlk kaydımızı 1993’de yapmıştık. Ama ilk dijital kayıtlarımızı 1995’de yaptık. Hedef Büyük parçası ilk dijital kaydımızdır. 1996’da Diken en sağlam kadrosuna kavuştu. O dönem sürekli konserler veriyorduk. Taksim bugünkünden çok daha farklıydı. İlk renkli konser afişlerini biz hazırladık diyebilirim. 1996’da Hedef Büyük’ün ilk amatör kaydını yaptık. Aslında o kayıt albüm olarak piyasaya sürülecekti o dönemki bir müzik firması tarafından ama olmadı. 1997’de askerden dönünce eski basçım Fatih bu kaydı Zihni Müzik’e dinletmiş. Hemen albüm teklifi aldık. 1998’de Hedef Büyük çıktı. Gerçekten tahminimizden çok daha fazla bir satış gerçekleştirdik. Hemen ardından konserlere çıktık.

1999 yazına kadar her şey çok iyi gitmişti. Deprem ve satanist krizi gibi olumsuz olaylar sonucu metal piyasası dibe vurunca biz de çalışmalarımıza ara verdik. 2000 de Düşlerim Ölümsüzdür yayınlandı. Ben grubu bıraktım. 2002’de tekrar gruba döndüm ve 2003’de “Ay Batarken” piyasaya çıktı. Çok fazla ses getirmedi bu albüm. Piyasadaki dengelerin değişmesi aleyhimize olmuştu. 2004 yılında tekrar bir albüm yapma kararı aldık. Çok daha sert parçalarla çok sıkı bir geri dönüş planlıyorduk. Ama Zihni Müzik albüm yapmama kararını alınca başka firmalara yönelmek istedik. Oradan da istediğimiz sonucu alamayınca grup 2004 baharında dağıldı. Bu aşamada grubun isim hakkı konusunda eski elemanlarla bazı sorunlar yaşadım. O yüzden 2004 yılında solo albüm yapma kararı aldım. 2006 Ocak ayında “YALNIZ HAYAL” piyasaya çıktı. Albüm güzel bir çıkış yaptı. Diken döneminden çok daha faal bir konser dönemi geçirdik. Ustamız WASP ile bu dönemde sahne aldık. Daha sonra eski elemanım Fatih Balcı ile konuşarak Diken ismini kullanma konusundaki pürüzleri giderdik. Ve tekrar DİKEN olarak konserlere başladık. Yeni bir Diken albümü için çalışmalara başladık.


Birçok eleman değişikliği oldu grupta, çok önemli müzisyenler Diken kadrosuna dahil oldu dönem dönem. Bu değişikliklerin olumsuz etkileri oldu mu müziğiniz üzerinde?

Her yeni gelen eleman bize yeni şeyler kattı. Soundumuzda bestelerimizde önemli değişiklikler yarattı tabi.


Single çalışmalarla birlikte 5 albüm yayınladınız. Sizce bunlar hakettiği ve de sizlerinde hedeflediği derecede bir ilgi ve değer ile karşılandı mı?

Hedef Büyük gerçekten hakkını almış bir albümdür. Bugünkünden çok farklı bir piyasada ortaya çıktığı için tabi. Gerçekten çok sükse yapmış bir albümdür. İçindeki coşkusu ve değişik söz yazımıyla. Diğer albümlerimiz bu kadar ilgi görmedi. Çünkü piyasadaki dengeler bizim tahmin edemediğimiz bir hızda değişti. Ay batarken maalesef yeteri kadar ilgi görmedi. Ama YALNIZ HAYAL, satış rakamını gözardı edersek, güzel bir çıkış yakaladı diyebilirim.


Grubun geçmişinde birçok olumsuz olayda yaşandı. Bunlar sizi karamsarlığa düşürdü mü uzun vadede? Çünkü hemen hemen her dönemde birtakım zorluklar vardı müziğinizde.

Diken rock ortamındaki insanlara çok zıt bazı özellikler barındırıyor içinde. Sözlerimiz, bakış açımız, vokal tekniğimiz, bestelerimiz, rock piyasasına çok farklı bir yerden sesleniyor. Bazı dönemler müziğimizde siyasi bir içerik olduğu söylendi. Bir çok tartışma yaşadık. Pek takmıyoruz bu tip şeyleri. Diken her zaman sert bir söyleme sahip olmuştur. Bu söylem daha da sertleşecek.


Serdar Öztop gibi çok önemli bir ismin prodüktör olmasıyla birlikte Taylan Ayık ve de Diken için bir yeniden doğuş söz konusu oldu diyebilir miyiz?

Serdar Öztop Türkiye’nin en yetenekli ve en usta gitarist ve müzisyenlerinden biri. Onunla çalışmak bizi bir çok yönden daha da ileri noktalara taşıdı. Gerçekten bir yeniden doğuş yaşattı diyebiliriz. Yalnız Hayal’in ardından Diken’in yeniden doğuşunu sağlamış olduk.


Genel olarak Türkiye'de ki Rock ve Metal müzik kültürünü nasıl buluyorsunuz? Yeterince kaliteli işler var mı mevcut piyasada?

Ülkemizdeki sosyo kültürel yapı bu müziğin geniş kitlelere yayılmasını önlüyor. Ortadoğu toplum yapısına sahip bir ülkeyiz. Sanayileşmeyi ve birey toplumu olmayı başaramadık. Metal ve rock müzik sanayi toplumlarının müziğidir. Ülkemizde bu yönden çok fazla çelişki var. Kendi markamızı yaratamadık. Çünkü bir tabanımız yok. Bu müziği sadece taklit ediyoruz. Tabi ki çok kaliteli çalan gruplarımız var. Örneğin yeni gruplarımızdan Blacktooth’u çok beğeniyorum. Ama yine de ülkemiz bir İslam toplumu. Bu kültürden batıya aktarılacak işlerin çok farklı düşünülmesi gerekiyor. Bunun dışında bir iş yapılacaksa grupların mutlaka yurtdışında yaşaması gerekiyor. Yeni dönemde rock piyasası denilen pop tan bozma işlerin bize rock olarak yutturulması bu işin ne kadar ayağa düştüğünü gösteriyor. Herkes hala gitarın sesi ne kadar açıksa o kadar sertim sanıyor kendini. Bir de arabesk rock denen bir ucube çıkarıldı. Hayattan bezdiren, bunalım içerikli saçma sapan sözler. Yeni nesilin sadece cinsellik gibi hayvani iç güdülerini tatmine yönelik işler yapılıyor. Herkeste bir bezginlik, yılmışlık hali var. Ağdalı vokaller, tuhaf gitar tonları, aynı fabrikadan çıkmış gibi giyinen gruplar, solistler. Ergen müziği yapılıyor Türkiye’de.
Bu ülkede gerçek rock müziğini hala PENTAGRAM, MAVİ SAKAL, KRONİK, OBJEKTİF, YAVUZ ÇETİN, KRAMP gibi büyük gruplar temsil ediyor bence.


Medyanın özellikle Metal müziğe böyle sırt çevirdiği ülkemizde, gerek albüm tanıtımı olsun gerekse grupların müziğini geniş kitlelere yayma çabası olsun hep dolaylı yollardan oluyor. Sizde bu zorluklarla karşılaşıyor musunuz? -Her ne kadar Diken ülkemizde artık bir marka olsa da.-

Şu ortamda gerçekten sevdiğiniz müziği yapıyorsanız işiniz zor. Hele heavy metal gibi sizi dinleyenlerin belli bir birikime sahip olmasını gerektiren bir müzikse bu işiniz çok zor. Bu dönemde internet üzerinden reklam yapmak kolaylaştı. Bu yönden bir sıkıntımız olmuyor. Bir çok dinleyenimize bu yoldan ulaşıyoruz zaten. Ama ekranlara çıkmak ve oralarda boy göstermek için sağlam bir finansa ihtiyacınız var. Bu da bizde olmayan şey ne yazık ki. Şimdilik bu eksiğimizi sık sık konser vererek gidermeye çalışıyoruz. Ama devir gerçekten pek de bizden yana değil. Böyle kendinden bezmiş bir tuhaf nesile nasıl yumruğunu sık, yürü ve vazgeçme önder ol falan gibi nidalarla seslenebilirsin ki? Heavy Metal bezginlik barındırmayan, inat eden delice haykıran bir çığlıktır. Bu devirde herkes ölümü, bunalımı, cinselliği, kendini terk eden sevgilisini konuşmaktan daha çok zevk alıyor. Tuhaf bir acı mazoşizm durumu var Türkiye’de. Hep birlikte ağlıyor ve bunalıyoruz.
Yine de bu nesilde de bizim sesimize kulak veren gençler oluyor. Kitlemizi gün geçtikçe artırmaya çabalıyoruz.


Ülkemizde pek tanınmayan fakat Avrupa'da belli bir kriterin üzerinde satış grafiği yakalamış birçok yerli metal grubumuz var. Siz onlara göre daha tecrübelisiniz müzikal anlamda. Beğendiğiniz yerli gruplar var mı?

Blacktooth, Soul Sacrifice, Crossfire gibi gruplarımızın yurtdışında çok başarılı işler yaptığını biliyorum. Knight Errant unutulamaz tabi. Gerçekten çok güzel işlere imza attılar. Mavi Sakal, Objektif, Kramp, tabi ki Pentagram. Ülkemizin en kaliteli gruplarıdır bunlar.


Geleceğe yönelik, Diken hayranlarını bekleyen projeler nelerdir? Kısaca yeni hedeflerden bahseder misiniz?

Önümüzdeki sonbahar da albüm çalışmalarımızı yoğunlaştırmayı düşünüyoruz. Albüm için Ankara’lı Raven Records’la görüştük. Olumlu sonuç aldık. Sanırım Kasım ayında kayıtlara girmiş olucaz. Eğer terslik olmazsa 2008 yılının Ocak ayı içinde albümümüzü yayınlamak istiyoruz. Diken eskisinden daha da sert bir sound ve içerikle hayranlarının karşısına çıkacak. Çok farklı konulara değindik bu albümde. Yeni nesli biraz bunalımdan kurtarmak amacımız Heavy Metal’in nasıl vazgeçilmez bir aşk olduğunu anlatıcaz onlara.


Son olarak RockDream'cilere bir mesajınız var mı?

Ülkemizdeki rock ve metal müziğin içini boşaltmadan, gerçek içeriğinden koparmadan yoluna devam edebilmesi için mücadele edin.


Vakit ayırdığınız için teşekkürler. İlerleyen dönemlerde tekrar bir röportaj ile sizlerle olmayı ümit ediyoruz. Hoşça kalın..
Biz teşekkür ederiz. Çalışmalarınızda başarılar.

Gönderen BrOoK_218, Çarşamba, 15 Nisan 2009 20:35 Yorumlar(0), Hepsini Oku

Yüxexes "AYIP OLMAZ MI?" özel sayısı...

Yüxexes 28.inci sayı bu Perşembe İstanbul, Cumartesi gününden itibaren tüm Türkiye’de

Rock ve Heavy Metal gündeminde 2007’yi kapatıp 2008’i açan tüm konularla Yüxexes bu Perşembe bayilerde. Bu sayıda Türk Rock piyasasında “2007’nin En İyileri” Yüxexes yazarları ve program yapımcıları tarafından belirlendi. 2007’ye damgasını vuran solist ve gruplar, albümler,klipler, olaylar…


Image
MOR VE ÖTESİ EUROVİSİON’A YAKIŞIR MI?
Daha önce Şebnem Ferah, Sezen Aksu, Tarkan ve Pentagram gibi isimlerin, çıkmayacağını duyduğumuz Eurovision Şarkı Yarışması için, TRT’nin götürdüğü katılım teklifini Mor ve Ötesi kabul etti. Bu yarışmada sahneye çıkmak Mor ve Ötesi’ne ne getirir ne götürür tartışılıyor. Yüxexes, Dream Dergi, Blue Jean, Cumhuriyet Gazetesi ve K-Rock FM’ın yazar ve yöneticileri, grubun bu kararını değerlendirdi.


Image
HAYKO’NUN ARDINDAN BOSTANCI HASAR RAPORU
Hayko’nun DVD olarak da çıkması planlanan ve profesyonel bir çekimi yapılan Bostancı Gösteri Merkezi konserini Dilan Bozyel gözlemlerini fotoğraflarıyla aktarıyor. Konser sonrası Gülçin Kocakır’ın Hayko’yla yaptığı röportajda, bu görsel şölenin mimarlarını ve konserin nasıl hazırlandığını öğrendi.


Image
ERKİN KORAY’A AÇIK MEKTUP
Erkin Koray’ın adı son zamanlarda kızı Damla’nın “Ölmeseydi az kalsın Barış Akarsu’yla evlenecekti” ya da “Facebook’a veda mesajı bırakıp kayboldu” gibi haberleriyle anıldı. Ama Erkin Koray geçtiğimiz yıl, uçta milliyetçi bir partiye desteği ve “Mezarlık Gülleri” adlı kitabıyla da gündemdeydi. Kitapta, gençlere “Artık esas olan, sadece ve sadece silah üretmenizdir! Tüm işinizi gücünüzü bir yana bırakıp yalnızca silah üretecek ve onları öldüreceksiniz.” demesi üstüne, Emre Karacaoğlu, “Baba n’aaptın sen?” diye artık sormak zorunda kaldı.


KIRAÇ VE MALMSTEEN ELELE
Yılbaşı öncesi, dünyaca ünlü gitar virtüözü Yngwie Malmsteen bu kez Kıraç’ın davetlisi olarak İstanbul’daydı. Bu iki müzisyenin şimdi sahne üstünde birlikte bir şeyler ortaya koyması bekleniyor. Şu günlerde, dünya müzik piyasasında “Anadolu Rock”ın yerinin nasıl belirleneceği konuşulurken, bu buluşmanın Malmsteen’e, Kıraç’a ve en önemlisi müziğe ne kazandıracağı merak konusu.


SERJ TANKIAN; HUSUMETİN KOLLARINDA BİR ANADOLU ÇOCUĞU
Tarihte bu topraklarda olup bitenler, günümüz dünya siyaset sahnesinde malzeme olmayı sürdürüyor. Anlatılanların doğruluk payı hep birilerinin çıkarları doğrultusunda değişkenlik göstermekte. İşte bu tartışma cephelerinin birisinde bir müzisyen: Serj Tankian… Dedesi Kayserili, ninesi Urfalı bu Anadolu çocuğu, Son albümünde kimler çaldı? ve S.O.A.D, 1998 Slayer İstanbul konserinde neden yer almadı? gibi Sayat Ayık’ın bir çok sorusunu yanıtladı.


ŞEBNEM FERAH’TAN ALBÜM ÖNCESİ SON KONSERLER
Müzik kariyerinde 10 yılı geçkin bir zaman dilimini artık geride bıraktı… Sevenleri onu artık “Kraliçe” olarak anıyor. Şebnem şimdi Ozan, Metin, Buket ve Aykan gibi benzersiz bir takımla sahne ve stüdyoda en verimli çağını yaşıyor. Yeni albüm öncesi son 3 konserde sanatçı İstanbul, Bursa ve İzmir’de dinleyicileriyle buluşuyor


Image
ESİN İRİS HAYKO’YU NASIL “DİSS”LEDİ
Rap aleminin yükselen “dişi” sesi Esin İris, bir süre önce kayıtlar yapıp internetten ücretsiz dağıtmıştı. Bu dağıtım ve paylaşım sonucu özellikle “Ekran” adlı parça sonunda Hayko Cepkin fanlarına da ulaştı ve onları oldukça sinirlendirdi. Esin’i, Selda Başkaya’nın karelerinden görüp, Birsen Birdir’in sohbetinden de aslında kötü niyetli olamadığını anlıyoruz. Yazarlarımızdan Veysel Çolak da “eleştiren şarkılara eleştiren bir yazı”yla konuya katılıyor.


Image
İHTİMALLER DENİZİNDE 2008 İSTANBUL KONSERLERİ
Iron Maiden, Metallica, Radiohead… Kesinleşen kesinleşmeyen daha bir çok isim, yılın henüz ilk günlerinde olmamıza rağmen ortada dolaşmaya başladı bile. Ortalarda dolaşan konser dedikodularını oldukça yakından izleyen Yüxexes, organizatörlerin “erken duyuru tehlikesi” sınırlarında dolaşmaya devam ediyor ve söylentileri değerlendiriyor.

PUNKERLAND
Sanal alemde
Yalnızca kayıtlı üyeler linkleri görebilir!
Burdan Kayıt Olun veya Giriş yapın!
adresi, punk “scene”nin haysiyetli bir başvuru kaynağı. Bu kaynağı ortaya koyanlar, şimdi kağıt üstünde bir belge olarak da kalacak sayfalarıyla her ay okuyucularına ulaşmakta. Punkerland, Yüxexes’te, Yüxexes’ten tamamen bağımsız olarak ve “sünger punk”çularına hitap etmeksizin sürüyor (Bu arada Hayko jargonunda, “sünger”in pasif eşcinseller için kullanılan bir tanımlama olduğunu biliyor muydunuz?)


Image
AR GE’DE BU AY: PİİZ, KİLİNK, THE REVOLTERS, YORA
Müzik piyasasında her an “birinci lig”e geçmesi beklenen gruplara ayırdığımız bölüm bu ay da dopdolu. Birsen Birdir ve Can Su Boğuşlu’nun çabalarıyla yükselişe geçen bir çok grubumuz şu ana kadar Ar – Ge sayfalarında yer alırken, yine Yüxexes programında Ar – Ge videolarıyla geniş kitlelere ulaşmayı sürdürüyor.


Image
RADYO D – MAXIMUM ROCK: YILIN EN SIKI 10’LUSU
104.0 FM’de her cumartesi 23.00 – 01.00 arası yayınlanmakta olan Maximum Rock dinleyicileri, yayın sırasında telefonları ve e-mailleriyle “Haftanın En Sıkı 10’lusu”nu belirledi. Türk Rock takipçileri açısından bu listenin en önemli özelliği, sadece program dinleyicileri tarafından belirleniyor oluşu. Radyo yönetimi, program yapımcı inisiyatifi, müzik şirketleri ve prodüktör ilişkilerinden uzak, sadece grup ya da solistlerini destekleyen dinleyicilerin listesi. Bu değerlendirmelerinin yıl sonu toplamında da sonuç böyle oldu.


BOB DYLAN: KAİNATIN KENT OZANI
66 yaşını devirmiş, ilk Greatest Hits albümü 1967 yılında yayınlanmış bir müzik efsanesi ya da başlıktaki haliyle kainatın kent ozanı bahsedeceğimiz insan, kolay değil. Şu aralar raflarda “Dylan” adı altında yayınlanan albümle müzik piyasasına adını yeniden hatırlatan Bob Dylan’a Veysel Çolak’tan kısa ama keskin bir bakış.

AYYUKA: ORHAN BABA’YI BİR DE ONLARIN YORUMUYLA DİNLEYİN
Müziğin türlere ayrılmadığının bir kanıtı olan Ayyuka albümü geçen haftalarda piyasaya çıktı. Uzun süredir canlı performanslarını takip edip; müziklerine bir tür bulmaya çalışan Ayyuka dinleyicileri de görünen o ki, albümü satın aldıktan sonra müziğe bir sıfat aramanın çok da gerekli olmadığını anlayıp, sadece keyif almaya bakacaklar

AYAK KAYDIRAN ŞARKILAR
Ayak Kaydıran Albümler adıyla daha önce sayfalarımızda arz-ı endam eden köşe, Eren Erdem’in 94.5 K-Rock’ta yayınlanan radyo programıyla birlikte yeniden hayata geçiyor ama bu kez farklı bir isimle: Ayak Kaydıran Şarkılar. programın kısa bir özeti de olacak bu köşe de bundan böyle her ay Yüxexes sayfalarında! Bu ay ayağı kayanlar şöyle sıralanıyor; Hayko Cepkin, Çilekeş’ten Ali Şimşek, 110’dan Candan Tezel ve Emre Aydın

DİP SAHAF: İLHAN İREM HANGİ PLAĞIN TASARIMINI YAPMIŞTIR?
İki aydır “aşırı yoğunluk” nedeniyle “Arşiv Dairesi” köşemizi takipçileriyle buluşturamadık. Neyse ki Volkan Özboz “Dip Sahaf”ıyla bu köşenin okuyucularını da kapsayan daha geniş bir takipçi kitlesine ulaştı. Bu sayıda İlhan İrem’den Nuri Kurtcebe’ye, Ömer Muz’dan Nükhet Ruacan’a kadar bir çok albüm kapağı tasarlayan ünlüler ve örnekleri karşımızda.

GALERİ: VEYSEL ÇOLAK
Dergimizin fotoğraf, illüstrasyon ve grafik tasarım konusunda çalışmalar yapan ve bu çalışmalar arasında yolu illa müzikle kesişen sanatçılara yar verdiğimiz bölüm bu ay yazarlarımızdan Veysel Çolak’la sürüyor. Veysel’in hazırladığı röportaj ve dosyalar ortada, anlatmanın anlamı yok. Ama Veysel’in fotoğraf makinesi ve gitara dokunduğunda da başarılı olduğunu sanırız çoğunuz bilmiyordu. Şimdi O’nu fotoğraflarıyla da size tanıtıyoruz.


Image
GİTARDAKİ SARMAŞIK: VOLKAN YIRTICI
“Metalica’nın kayıt yaptığı bir stüdyoda Joe Satriani’nin prodüktörü, Volkan Yırtıcı’nın “Yanlış Notalar” albümü ile uğraşıyor! Ben hala inanamıyorum.”… Barış Şensoy, kısa süre önce ilk albümünü çıkartan müzisyenle yaptığı röportajın girişine bunları yazmış. Barış istikrar ve ciddiyetle sayfalarını sizlere sunmaya devam eden bir başka “müzisyen – yazar”ımız. “Gitar Dünyası”, Barış’la daha merak uyandıran ve daha ilgi çeken bir yer olmaya devam ediyor.


Image
KARAKALEM
Yüxexes’in içinden büyüyerek bağımsız bir yayına dönüşen Karakalem, son kez yüxexes sayfalarında. Artık Karakalem, Altay Öktem yönetiminde yine yayınevimizin bir başka aylık yayını olarak sizlere ulaşacak. Karakalem bölümünün ilgiyle izlenen “Büyülü Sözlük” takipçilerine de güzel bir haber verelim; Zeynep Çolakoğlu’nun hazırladığı bu sayfalar da ayrı bir kitap olarak yayına hazırlamaktayız.


4 x 4 “BU ALBÜM BİZLER İÇİN SIFIR NOKTASI!”
Deniz Tuzcuoğlu, Arbak Dal, Burak Kulaksızoğlu ve Göktuğ Şenkal kendilerinin tabiriyle sıfır noktası sayılan bir başlangıç yaptılar hayatlarında. Yılların tecrübesi ve başarısının etkisi olduğu gibi; sanki sahneyle ilk kez tanışmış kadar heyecan yaşattıran “Hayır” adlı albümleri müzik marketlerinde yerini aldı. Yani bu kez de tanıdık yüzler ile yepyeni bir albüm üzerine Dilan Bozyel çok keyifli bir röportaj yaptı sizler için.


Image
KUTSAL ÇIRILÇIPLAK DÖNÜYOR!
2001 yılında çıkardığı “Susuzluğun Geçti Mi?” adlı albümüyle müzik piyasasına giriş yapan Kutsal, uzun bir aradan sonra ikinci albümüyle piyasalara geri dönüyor. Amerika’da yaşayan sanatçının klip çekimi için Türkiye’ye gelmesini fırsat bilip hemen yollara koyulduk. Birsen Birdir’in kendisiyle yaptığı keyifli söyleşi ve albüme ilişkin tüm detaylar.

HİKMET TEMEL AKARSU: BİR GOTİK ÖYKÜ
Dergimizin ilk sayısından beri bizlerle olan yazarımız Hikmet Temel Akarsu, deneyimleriyle kurguyu birleştirdiği rock’n roll öykülerine ara vermiş durumda. O öyküler önümüzdeki günlerde Varlık Yayınları etiketiyle bir araya gelmiş olarak raflara çıkacak. Bir süredir yazarımız, fantastik ekolde kendine has mizah anlayışıyla ortaya koyduğu öyküleri sunmakta. İşte bu öykülerden birisi daha; “Kuşatma Altında Ölüm ve Yaşam”


Image
GÜRÜLTÜ
Heavy Metal aleminde yerli grupların dikkat çeken çıkışlarını ve albümlerini Gürültü yazarları inceledi ve değerlendirdi… İşte 2007’nin en iyileriyle Yüxexes’in armağanı Gürültü.

SEBASTİAN BACH: MELEĞİN İNTİKAMI
Metal müziğin gördüğü en benzersiz frontman’lerden biri. Skid Row’dan atıldıktan sonra bir süre bocaladı, kendine gelmek için çabaladı, çalıştı ve sonunda intikam vakti “Angel Down” ile geldi. Yoğun bir çabanın ardından gün yüzü gören bu albümün üzerine Sebastian Bach’la Mert Yıldız’ın yaptığı özel röportaj.

AMORPHIS HİKAYELER ANLATMAYA DEVAM EDİYOR...
Birçok kişinin hayatına ‘My Kantele’ gibi unutulmaz bir şarkıyla giren Amorphis, “Eclipse” albümlerinin ardından fazla oyalanmadan yeni albümleri “Silent Waters” ile fanlarına sürpriz yaptı. Eren Erdem de Finlandiya’nın bu önemli grubunu mercek altına aldı

CORROSION OF CONFORMITY: RUHUNUZU TESLİM ETMEK İÇİN
Southern sound konusunda akla ilk gelen gruplardan birisi de Corrosion Of Conformity. Geçtiğimiz ay Gürültü sayfalarında bu türün önde gelen gruplarından Down’a yer vermiştik. Bu ay ise konunun sıkı takipçilerinden Seyda “Abigail” BABAOĞLU’nun kalemiyle Corrosion Of Conformity konuğumuz.


Image
BEHEMOTH: DAHA DA KARANLIĞA
Polonya’nın en karanlık topluluklarından Behemoth, bu artık tamamen death Metal kalıplarına oturmuş stiline rağmen, lirik ve düşüncelerinde karanlığı en koyu haliyle korumaya devam ediyor. Selim Varışlı onları biraz aydınlatmaya çalıştı.


Image
CENOTAPH, DÜNYAYA TÜRKİYE’DE DE BÖYLE BİR MÜZİĞİN YAPILDIĞINI GÖSTERDİ
Yurtdışında adından sıkça söz ettiren ve başarılı işler yapan Cenotaph’ın yeni albümü “Reincarnation In Gorextasy” Türkiye’de yayınlandı. Ali Mert Alan, müzik konusunda son derece açık görüşlü olan Batu Çetin ve Coşkun Kaplan’la eğlenceli bir müzik sohbeti gerçekleştirdi.

ALTONA; “HAYALİ BİR MÜZİK SEKTÖRÜ VAR VE ONUN SON ÇIĞLIKLARI BUNLAR!”
“Alarm Of The End” demosuyla başlangıcını thrash - heavy arası bir soundda yapan Altona, uzun yıllar süren yeni albümleriyle albümleriyle bitirirken, progressive metal janrının ülkemizde ki nadir temsilcilerinden biri oluverdi. Alper Yelken’in teybinden altona sohbeti.

Image
Ruh güzellerimizin objektifi önünde yer aldığı fotoğrafçılarımızdan Gece Irmaklar, bu ayın güzeli olarak Mehmet Turgut’un objektifi önündeydi.



Bu ayın poster ekinde yıl boyunca duvarlarınızdan düşmeyecek tam 7 poster takvim veriyoruz.(tüm posterler 48x33cm ebat, 170gr kuşe kağıda basılıdır)

Gönderen BrOoK_218, Salı, 14 Nisan 2009 21:00 Yorumlar(0), Hepsini Oku

Son 50 Yılın En İyi Rock Parçaları

01. LED ZEPPELIN – Stairway to Heaven

02. AC/DC – Highway to Hell

03. DEEP PURPLE – Child in Time


04. DEEP PURPLE – Smoke on the Water
05. NIRVANA – Smells Like Teen Spirit


06. METALLICA – Nothing Else Matters

07. IRON MAIDEN – The Number of the Beast

08. QUEEN – Bohemian Rhapsody


09. JETHRO TULL – Locomotive Breath
10. BLACK SABBATH – Paranoid


11. GUNS N` ROSES – November Rain

12. LED ZEPPELIN – Whole Lotta Love

13. METALLICA – One


14. BRYAN ADAMS – Summer of 69
15. AC/DC – Hell’s Bells


16. GUNS N` ROSES - Paradise City

17. METALLICA – Enter Sandman

18. ALICE COOPER – Poison


19. LYNYRD SKYNYRD – Sweet Home Alabama
20. QUEEN – We Will Rock You


21. BON JOVI – Runaway

22. EAGLES – Hotel California

23. ROLLING STONES – Satisfaction


24. ROLLING STONES – Sympathy for the Devil
25. MOTÖRHEAD – Ace of Spades


26. STEPPENWOLF – Born to be Wild

27. KISS – I Was Made for Loving You

28. BON JOVI – Livin` on a Prayer


29. GUNS N` ROSES – Sweet Child of Mine
30. URIAH HEEP – Lady in Black


31. VAN HALEN – Jump

32. GOLDEN EARRING – Radar Love

33. AC/DC – TNT


34. DIRE STRAITS – Sultans of Swing
35. EUROPE – The Final Countdown


36. ACCEPT – Princess of the Dawn

37. DIO – Holy Diver

38. IRON MAIDEN – Run to the Hills


39. METALLICA – Master of Puppets
40. PINK FLOYD – Another Brick in the Wall


41. JIMI HENDRIX – Voodoo Chile

42. GUNS N` ROSES – Knockin` on Heaven’s Door

43. AC/DC – Thunderstruck


44. HEAD EAST – If You Knew Me Better
45. IRON MAIDEN – Fear of the Dark


46. PEARL JAM – Alive

47. BRUCE SPRINGSTEEN – Born in the USA

48. MANOWAR – Warriors of the World unite


49. JIMI HENDRIX – All Along The Watchtower
50. BON JOVI – It`s My Life



Gönderen BrOoK_218, Salı, 14 Nisan 2009 20:59 Yorumlar(0), Hepsini Oku

"Kafam Seninle Güzel" Piyasada..

Alternatif Rock müziğin ülkemizdeki kilometre taşlarından olan Zardanadam, üç yıllık bir aranın ardından yeni bir albümle geri dönüyor.. Hayatın ve aşkın acımasız bir doğallıkla değişen yüzlerini, hüzünlü bir ironiyle dile getiren Kafam Seninle Güzel, ‘tutunamayanlar’a ya da zar zor da olsa ‘kıyısından yakalayanlar’a yazılmış açık bir mektup. Mektubun iletisi de kendisi gibi açık: Zarları yeniden yuvarlayın!

2001 yılında kurulan Zardanadam, davulda Cem Polat, vokalde Erbatur Çavuşoğlu, ritm gitarda Utku Doğruak, solo gitarda Tolga Kaya, basgitarda Paşa Altın’dan oluşuyor. Bugüne kadar Tamamböceği, Korsan, Dibini Gör ve Kalbim Yok albümlerinin yanı sıra Süreyya ve Sevgililer Günü isimli iki de single yayınlayan Zardanadam, tüm şarkılarını dinleyicileriyle aracısız paylaşıyor.

İlk olarak grubun resmi sitesinden yayınlanacak olan albümün CD formatında çoğaltımı ve dağıtımı Mayıs ayında başlayacak. On şarkıdan oluşan albümün süpervizörlüğünü Deniz Yılmaz, prodüktörlüğünü ise Zardanadam üstlendi. Kayıtları Deneyevi'nde yapılan Kafam Seninle Güzel’in mixlerini Taylan Özdemir, mastering işlemlerini ise Çağlar Türkmen üstlendi. Tüm görsel tasarımları Umut Töre tarafından yapılan albümün ilk klibi Gökçe Pehlivanoğlu yönetmenliğinde Tadım Yok’a çekildi. Kafam Seninle Güzel 13 Nisan sabahı postaya verildi…

Gönderen BrOoK_218, Pazartesi, 13 Nisan 2009 20:25 Yorumlar(0), Hepsini Oku

Agathodaimon'dan "Phoenix" 20 Mart'ta Piyasada..

Black metal tarzının en önemli temsilcilerinden Agathodaimon, "Heliopolis" isimli yeni parçasını myspace sayfasında görücüye çıkardı. Alman grup uzun zamandır beklenen yeni çalışmaları "Phoenix" ile 20 Mart'ta dönüyor..

Massacre Records etiketi ile yayınlanacak albüm aynı zamanda grubun yeni vokalisti Chris "Ashtrael" Bonner ile yapılan ilk çalışma olma özelliği taşıyor. Normal versiyonu 63 dakika olan albümün sınırlı sayıda basılan digipack versiyonunda iki bonus parça bulunacak..

Uzun bir süredir suskun olan başarılı grup, en son 2004 yılında "Serpent's Embrace" isimli albümlerini yayınlamış ve derin bir sessizliğe bürünmüştü. Yaşanan vokal değişikliği ile yepyeni bir sayfa açan grupta, Manuel Steitz ise artık davullarda yer alıyor..

Bu arada "Phoenix" albümü ile beşinci stüdyo albümünü yayınlayacak olan Agathodaimon, daha önce ayrıca 1 EP ve 2 Demo albüm yayınlamıştı.. Yeni albümden "Heliopolis" isimli parçayı ve diğer ayrıntıları, grubun resmi myspace sayfası olan

Gönderen BrOoK_218, Pazar, 12 Nisan 2009 20:59 Yorumlar(0), Hepsini Oku

öztürk

Öztürk İlmaz, müzik kariyerine lise yıllarında kurduğu "Sigara" adlı müzik grubuyla başladı. Daha sonraları "Abflex" ve "Kronik" gruplarıyla çalışmalara devam etti. Bunları, 1997 yılında Erol Köse prodüksiyondan çıkan ilk albümü "Güneş Sensiz Doğacak" izledi. Albüm çalışmasından sonra Deniz Yılmaz 'la beraber beste çalışmaları yaptı.

Bu çalışmalardan "Dağlar Dayanmaz" adlı şarkı Demir Demirkan 'ın ilk albümünde yer aldı. Yine Deniz Yılmaz 'la beraber yaptıkları "Dön Bana" adlı şarkı Asrın Tuncer 'in albümünde yer aldı.

Bu ortak çalışmalar eşliğinde 1997 yılında oluşturdukları "Vasiyet" adlı albüm için çalışmalar başladı.Şu anda 3. albümünün çalışmalarını yapmaktadır. Sonbaharda 3. albümünü çıkartacaktır.

Öztürk'ün 3. albümü "ÖZTÜRK" kasım 2007 de raflardaki yerini aldı.

Mastering'in İngiltere'de yapılan Albümün 10. Parçası olan Ben Uyurken'de ise Öztürk, Özlem Tekin ile yaptığı düet ile dikkat çekiyor.

Öztürk, DMC tarafından dağıtılacak olan albümü ile ilk kez 05 Aralık'ta, Studio Live'da canlı olarak dinleyicilerle buluştu.

Albüm'ün künyesi ise şöyle:

Yapım Şirketi: THE PARTNERS Dağıtım: DMC Hukuk Danışmanı: Bilge Öztürk Menajerlik : THE PARTNERS Düzenleme ve Prodüktör: Gökalp Ergen Kayıt Stüdyosu : TaşOda/ Arnavutköy Programming: Anıl Savaş Kılıç Mastering : Alchemy Masterin LTD London -England Vokaller: Öztürk İlmaz Elektro Gitar : Can Alper- Özcan Karanfil Bas Gitar: Koray Erkan Davul: Can Güngör Fotoğraflar: Gürkan Deniz Akhanlı Tasarım: Ceylan Özdemir Düzenlemeleri Gökalp Ergen tarafından TaşOda Stüdyolarında yapılan ÖZTÜRK albümüyle birlikte hukuk danışmanlığını Bilge Öztürk'ün yürüttüğü Öztürk'ün menajerliğini aynı zamanda yapım şirketi de olan THE PARTNERS üstlendi.

Gönderen BrOoK_218, Pazar, 12 Nisan 2009 09:00 Yorumlar(0), Hepsini Oku

Feridun Düzağaç

Feridun Düzağaç 10 Ekim 1968’de Adana’da doğdu; İlk kez 14 yıl önce Mersin’de bir grubun solisti olarak profesyonel müzik yaşanısına başladı.

1988’de aynı üniversitede ‘okuduğu’ dört arkadaşıyla kendi müziklerini üretmek ve kendi şarkılarını yazmak için TINI grubunu kurdu.

1990 yılında yine aynı üniversitedeki 13 amatör şair arkadaşıyla ‘ilk rüzgar’ adını verdikleri antolojik formatlı şiir kitabında yazdıklarını yayınladı.

1992 yılında Çukurova Üniversitesi İktisat Fakültesi İngilizce İşletme bölümünden mezun oldu.

5 yıllık paylaşımının anısına kaydettikleri TINI demosu 1994 Kasımında “Öğrenci İndirimi” adıyla Ada Müzik’ten yayınladı.

1995 Ocak ayında Sevgi Güryay’la hayatını birleştirdi.

Aynı yılın Aralık ayında babası Salih Mete Düzağaç’ı trafik teröründe yitirdi.

Askerde yazdığı şarkılarını topladığı “Beni Rahatta Dinleyin” albümünü 1997 Ocak ayında, İstanbul’da yazdığı şarkılardan oluşan ikinci solo albümünü “Köprüden Önce Son Çıkış”ı 1998 temmuzunda piyasaya sundu.

1999’un 2 Kasımında Tuya Naz isminde bir kız çocuğu oldu.

2000 yılında yayınlanan “Bülent Ortaçgil’e Saygı” albümüne onun Sevgi şarkısıyla konuk oldu.

33 ay sonra yine tamamen kendi şarkılarından oluşan “© Tüm Hakları Yalnızlığıma Aittir” albümü 2001 Mayıs’ında Universal – Neşe Müzik’ten çıktı.

2003 yılında ise "Orjinal Altyazılı" müzik marketlerde yerini aldı ve sanatçımız için bu bir dönüm noktasıydı artık herkez fd yi biliyordu en çok satan albümü olmuştu...

2004 ağustos ayında ara albüm olan "Uzun Uzun Feridun Düzağaç" isimli albümünü harbiye açıkhava tiyatrosu konserinde 4 albümden çeşitli şarkıları söyleyerek albüm haline getirdi...

2006 ocak ayında "Bir Devam Filmi - siyahbeyaz türkçe dublaj" albümüyle hayranlarını yanlız bırakmadı, albümde çok fazla kalbi kırık şarkısı olan üstad yine güzel şarkılarıyla ön plandaydı...

Gönderen BrOoK_218, Cumartesi, 11 Nisan 2009 21:37 Yorumlar(0), Hepsini Oku
 
.
BaşlıklarYazan Okuma CevapSon Cevap
maNga yaz turnesinde RoCk_NeSy 8 0 RoCk_NeSy
Rock ve Metali Tanıdığınız Grup? BrOoK_218 78 1 inFLames__
Nu-Metal Promises__ 610 13 inFLames__
Hayallerimiz ve Gerçekler.. Promises__ 515 12 Pussy ^^
Problem with activation - help me Lolly_Ratcliff9dfe1 33 0 Lolly_Ratcliff9dfe1
eLif güL ( Yeni Resimler Ekledim) Promises__ 2039 36 punk is not dead
VampireFreaks Fotolar vampirefreaks17 611 10 punk is not dead
Rock-Metal dünyasının en iyi şarkısı ya da şarkıları size göre ? Lethe 195 2 punk is not dead
rock sanatçısıyla tanışma şansınız olsaydı kimle tanışırdınız? bjkolik 175 4 punk is not dead
Sizce en iyi baterist? SaDisTicMaNiaC 578 13 punk is not dead
Kaiser Chiefs: Britanyalı geliyor! BrOoK_218 45 0 BrOoK_218
Menajer Berk Türkmen Rock Grubu Üzerine Söyleşi BrOoK_218 50 0 BrOoK_218
EnK@z RİZE İS THE ßEST F*cK THE REST Enk@z 52 0 Enk@z
100 Derece BrOoK_218 52 0 BrOoK_218
Yakup Röportajı BrOoK_218 59 0 BrOoK_218
Gereginden Fazla Yüceltilen Sanatçı ya da Gruplar?? BrOoK_218 64 0 BrOoK_218
Dünyanın En İyi üç Bateristini Seçelim... BrOoK_218 61 0 BrOoK_218
Solo Denince Akla Kim Gelir ? BrOoK_218 58 0 BrOoK_218
Metal müzik ile ilgili BrOoK_218 53 0 BrOoK_218
ROCK MÜZİK BrOoK_218 73 0 BrOoK_218
İşte inFLames__[ToLga] inFLames__ 160 2 inFLames__
Whisky Bir Maxi Single'la Geri Geliyor... BrOoK_218 61 0 BrOoK_218
Son Harften Grup Ismi Bulmaca RoCk_NeSy 327 6 Black_Heart_
4*4 BrOoK_218 72 0 BrOoK_218
eren kömürlü BrOoK_218 62 0 BrOoK_218
+16 Cin Resimleri [ Korkusu Olanlar Bakmasın! ] Promises__ 531 10 -agnes-
Caner Sümengen BrOoK_218 59 0 BrOoK_218
Duman'dan 4 Yıl Aradan Sonra Süper Bomba! BrOoK_218 79 1 Promises__
Children Of Bodom Promises__ 277 5 Promises__
oda kardeşliğinde sizde var mısınız? arcis 272 12 entity
 
Sayaç
 
 
 


MKPortal C1.2.1 ©2003-2008 mkportal.it
Bu safya 0.34718 saniyede 16 sorguyla oluşturuldu
::Theme Brook_218 V-3 - http://www.gmkataturk.com:
lida diyet zayıflama r10seoogle kadın diyet zayıflama ve oto kiralama r10seoogle

: